Muslumcu.com > Yazar > Hüseyin Rahmi Gürpınar » Blog Arþiv » Filozof deli miydi?
Muslumcu.com > Yazar > Hüseyin Rahmi Gürpınar

Hüseyin Rahmi Gürpınar Hakkında

Filozof deli miydi?

Ağustos 13th, 2007 tarihinde admin tarafından yazılmış.

BİR KİTAP KAPAĞI
Refik Ahmet Sevengil, Hüseyin Rahmi Gürpınar adlı güzel monografisinde (1944) şu saptayıma yer verir:
"Hüseyin Rahmi’nin bütün eserlerinde hâkim olan realizm, onu ihtiyarlığında ÅŸiddetli bir pesimizme götürmüştür. Zaten öteden beri hayata ve etrafına şüpheli ve tetikçi gözlerle bakmaya; insanların çehrelerini deÄŸil, dimaÄŸlarını ve olup bitenlerin içyüzünü görmeye alışmıştı. YaÅŸlandıkça kendisini oyalayamaz oldu.
Aldanmaktan korktuÄŸu için kolay kolay inanamıyordu. HiçliÄŸe yaklaÅŸtıkça, etrafını daha karanlık gördü, yetmiÅŸ yaşında Nietzsche’nin eserlerini tercümeye kalktı.
Cemiyete ve muhite hücum ona bir nevi iç serinliÄŸi gibi geliyor olmalı ki, Deli Filozof romanını yazarken epey rahatlık duymuÅŸtur…"
Deli Filozof, 1930′da Vakit gazetesinde tefrika edilmiÅŸtir. Bendeki kitap halindeki Deli Filozof, Atlas Kitabevi’nin yayını, 1969. Dramatik kapak elbette Münif Fehim’in. Dikkatle bakın; çarpıcı bir tiyatro sahnesinin bütün verilerini yakalayacaksınız…
Bu roman, hayli karanlık, umutsuz, kötümser gözlemlerle toplumumuzun hemen hemen bütün deÄŸer yargılarına, hatta ahlaki yaklaşımlarına itiraz eder. Cinsel hayattan toplumsal düzene, yönetim ÅŸekillerine, siyasaya kadar uzanan bu itirazlar dalgalanışı, şüphesiz, Hüseyin Rahmi’nin önceki eserlerinde de vardır. Ne var ki, Deli Filozof bir isyan bayrağı çekmekten kaçınmayacak kadar pervasızdır.
Bu romanda Hüseyin Rahmi, özdeğerlerini yitirmiş, gelenekçi geçinen ama gelenekleri göçmüş, muhafazakâr geçinen ama her türlü günaha gönül vermiş, yoz, düşünce ve yaşayışta ikici, çifte ahlaklı bir toplum görür.
Bir yandan da, maddi imkânsızlıklar, çöken ekonomi, açlık sınırındaki fakir fukara yaşayış çevirmiştir söz konusu toplumu. Şehir, yani İstanbul, handiyse bir yıkıntılar, harabeler merkezi olmak üzeredir:
"Bir sırttan öbür sırta kadar amansız bir yangının azgın alevleriyle yalanmış olan bu memleket parçası tamamıyla bir harabe haline girmiÅŸ; ateÅŸlerin yuttuÄŸu binlerce evlerin halkı dağılmış, insafsız yıkık duvarlar, birçok külahsız minareler, buraya ölmüş bir ÅŸehrin mezar taÅŸları manzarası veriyorlar. Baktıkça insanın gönlüne bir hüzün, gözlerine yaÅŸ doluyor." Fakat filozof Hikmetullah için ‘yapılabilecek’ her ÅŸey sona ermiÅŸ gibidir. O, ne tek başına, ne de kendisi gibi bir avuç yarı ermiÅŸ, yarı kaçık, çılgın kiÅŸiyle sorunları düzeltemeyeceÄŸini çoktan kavramıştır. UmutsuzluÄŸu, itirazı, sarakaya alışı bu yüzdendir.
Hiç olmazsa bilgi ve görgüsünün keskinliÄŸini dışa vurmaya çalışmaktadır. Var olduÄŸu toplumun ağır sövgüden baÅŸka bir söyleme ihtiyaç duymadığını acı acı düşünür…
Üzerinde pek durulmamış Deli Filozof, yalnız Hüseyin Rahmi’nin en kötümser romanı deÄŸil. Edebiyatımızın sayılı kötümser romanları arasında bugün bile başı çekebilir.
Hikmetullah, en küçük toplumsal birim karıkocalıktan baÅŸlayarak, en geniÅŸlerine, sadece ikiyüzlülüğün egemenlik kurduÄŸunu bağıra çağıra söyler. GirdiÄŸi her ‘tahkikâttan’ sonra, Hikmetullah daha yüzkızartıcı bir rezaletle burun buruna gelir.
Çevresindeki herkes ahlak adına yasaklanmışı kapı arkasında mutlaka ve tadını çıkara çıkara yaşamakta; fakat hep birbirini gözetleyip ihbar etmektedir. Şehrin o yıkık, düşkün manzarasından, kirlenmişliğinden rahatsız olmayan bu insanlar, kendi davranışlarındaki ikilikten de pek hoşnutturlar.
Hikmetullah artık hayıflanmaz: Her türlü bayağılıkta, olağını, olması gerekeni keÅŸfetmektedir ÅŸimdi…
Bilimkurgu yalnızca teknik gereçler, makina, icat dünyası, fen iÅŸleri için geçerli deÄŸildir. Bilimkurgunun toplumbilimsel bir özelliÄŸi vardır. Hüseyin Rahmi, hele Deli Filozof’ta, Jules Verne’in kehanetlerindeki doÄŸruluk payını aratmayacak ölçüde, ‘yarını görmüş’ yazardır.
Bu bakımdan eşsizdir.

 

Selim İleri - Radikal Gazetesi

Haberleri/Hakkında Yazılanlar |

Yorum yaz