Muslumcu.com > Yazar > Hüseyin Rahmi Gürpınar » Blog Arþiv » Hassas yazar iÅŸgalcileri kızdırdı
Muslumcu.com > Yazar > Hüseyin Rahmi Gürpınar

Hüseyin Rahmi Gürpınar Hakkında

Hassas yazar işgalcileri kızdırdı

Ağustos 14th, 2007 tarihinde admin tarafından yazılmış.

59 yıl önce 8 Mart’ta yitirdiÄŸimiz Hüseyin Rahmi Gürpınar, roman ve öykülerini oya gibi iÅŸlemekle kalmaz, çok iyi örgü örer, dikiÅŸ nakışla uÄŸraşırdı. Kız gibi yetiÅŸtirilen sanatçının "Mürebbiye" romanı 1919′da sinemaya uyarlanınca iÅŸgalcileri küplere bindireceÄŸini kimse düşünemezdi. Gürpınar, sansüre uÄŸrayan ilk Türk filminin yazarı olarak tarihe geçti

15 Åžubat 2003 tarihli gazetelerden bir haber: "Bilim adamları, Bush’a mektup yazarak, Dünya’ya bir asteroit çarpacaksa, bunu önceden bilemeyeceklerini haber verdiler". Oysa Hüseyin Rahmi Gürpınar, bundan 91 yıl önce yazdığı "Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç" romanında, Halley kuyruklu yıldızının tehdit ettiÄŸi İstanbul’da neler yaÅŸandığını ballandıra ballandıra anlatmıştı!

Zaten ballandırmak onun doÄŸasında vardı. PadiÅŸah yaveri Mehmet Sait PaÅŸa’nın 1864 İstanbul doÄŸumlu oÄŸlu Hüseyin Rahmi, üç yaşında öksüz kalmıştı. Girit’e, paÅŸa babasının yanına gönderilmiÅŸ ama o yeniden evlenince İstanbul’a anneannesinin yanına dönmüştü. Bugün müze olan Heybeliada’daki evinde, anneanne ve teyzesiyle geçen çocukluÄŸu, Gürpınar’ın kiÅŸiliÄŸini biçimlendirecekti: Örgü örmek, dikiÅŸ nakış, reçel ve dondurma yapmak dahil en usta aşçılara parmak ısırtan mutfak becerisi. İnsan iliÅŸkilerinde kadın inceliÄŸi, küçük dünyalara, dar ufuklara sıkışmış, belki kıstırılmış hanımların, tekdüze yaÅŸamına biraz olsun renk katmak için imgelem (muhayyile) gücüne de sarıldığını gösteren bol abartı, ballandırma…

Roman ve öykü dalında verdiÄŸi birçok üründe, kadınsı ayrıntıları büyük ustalıkla iÅŸleyen Gürpınar’ın bir özelliÄŸi de çok alçakgönüllü oluÅŸuydu. Mısır gezisinde çektirip bir arkadaşına gönderdiÄŸi, deve üzerindeki fotoÄŸrafının arkasına ÅŸunları yazmıştı: +*b "Ömrümde çıkabildiÄŸim en son yükseklik".

Ama yazar, yapıtlarında sivri oklarını gizli-açık hedeflere göndermekten kaçınmıyordu. ÖrneÄŸin, "Mürebbiye" (1899) romanındaki, babasından kalan servetle debdebeli bir yaÅŸam süren, "gözükapalı Batıcı" Dehri Efendi’nin, aslında Ahmet Vefik PaÅŸa olduÄŸu öne sürülür. Söz konusu yapıtın dikkat çekici bir yönü de 1919′da Ahmet Fehim tarafından yapılan sinema uyarlamasının Türkiye iÅŸgalcisi "düvel-i muazzama"yı kızdırmış olmasıdır. İşgal kuvvetlerince Anadolu’da oynatılması yasaklanan "Mürebbiye", sansüre uÄŸrayan ilk Türk filmi olmuÅŸtur.

"Bu yapıtın seçilmesinde bir baÅŸka etkenin, iÅŸgal altındaki bir sinemanın istilacılara karşı ’sessiz direnmesi’ olduÄŸu söylenebilir. (…) Kadın kahraman, bir Türk ailesine mürebbiye olarak kapılanan, ailenin erkeklerini birbirine düşüren, düşük ahlaklı bir Fransız yosmasıydı. Bundan dolayıdır ki, Gürpınar’ın alafrangalığa düşkün bazı ailelerin baÅŸlarına gelebilecek gülünç ve tehlikeli durumları anlatan bu romanı, 1919 İstanbul’unda, bilinçli ya da bilinçsiz, bir protesto özelliÄŸi kazanıyordu".

Mustafa Kemal’in öngördüğü üzere daha sonra "geldikleri gibi gidecek" iÅŸgalcilere yönelik bu "yumuÅŸak atın çiftesi"ni hiç kimse, herhalde üstadın kendisi bile beklemiyordu!..

 

AkÅŸam Gazetesi - Kerim Evren - 10 Mart 2003 Pazartesi

Haberleri/Hakkında Yazılanlar |

Yorum yaz